• av.eylulkiziloglu@gmail.com
  • Çalışma Saatleri: 09.00 - 18.00
  • 0530 474 60 44

Milletlerarası Sözleşmelere Göre Deport (Sınır Dışı Etme)

  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilk halinde;

4 nolu Protokolde yer alan hükme göre, “Yabancıların toplu olarak sınır dışı edilmesi yasaktır.” (m.4). Maddede, toplu halde sınır dışı edilme yasaklanmış olup, bireysel sınır dışı edilmeye ilişkin açık bir sınırlama getirilmemiştir.

1984 yılında Strasburg’da imzalanan 7 nolu Ek Protokolde konu daha kapsamlı olarak ele alınmıştır. Buna göre, “Bir devletin ülkesinde kurallara uygun olarak ikamet eden bir yabancı, yasaya uygun şekilde verilmiş bir kararım uygulanması dışında sınır dışı edilemez ve bu durumda bir kimse,

  • Sınır dışı edilmesine karşı gerekçeler öne sürebilme,
  • Durumunu yeniden inceletme,
  • Yukarıdaki amaçlarla, yetkili bir merci önünde veya bu merci tarafından tayin edilecek biri ya da birileri önünde kendini temsil ettirme hakkı m haiz olacaktır.” (m. 1).

7 nolu Ek Protokolde yer alan hükümden de anlaşıldığı gibi, kanuni düzenlemeye uygun olarak bir yabancı hakkında sınır dışı kararı verilebilecektir. Ancak bu karara karşı kişinin kendini savunma imkânının tanınması gerektiği de kabul edilmiştir. Maddenin devamında, kamu düzeni, kamu yararı ve milli güvenliğin gerekli kılması hallerinde, kişiye savunma imkânı tanınmadan da hakkında sınır dışı kararının uygulanabileceği kabul edilmiştir.

 

  • Avrupa İkamet Sözleşmesi

Sözleşme Türkiye için yürürlükte bulunmaktadır. Sözleşmede “Akit taraflardan birinin, diğer akit ülkesinde yasal olarak ikamet eden uyrukları ancak milli güvenliği tehdit ettikleri veya kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı davrandıkları takdirde sınır dışı edilebilir.” (m.3/1) Görüldüğü gibi sözleşmede, “milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak” sınır dışı işlemleri için kabul edilen genel gerekçelerdir. Ancak maddenin devamında, devletlerin yetkilerine bir kısım sınırlamalar getirildiği görülmektedir. Getirilen sınırlamalar, ülkede belli bir süre kalan kişilerin doğrudan sınır dışı edilmelerine engel olmak amacını taşımaktadır.

Sözleşmede “Akit taraflardan birinin, diğer herhangi bir akit taraf ülkesinde yasal olarak iki yıldan fazla bir süredir ikamet etmekte olun uyruğu: milli güvenlik açısından kesin zorunluluk yoksa kendisi hakkındaki sınır dışı kararına karşı itirazda bulunmasına ve bu amaçla yetkili makama veya yetkili makamca özel olarak belirlenmiş kişi veya kişilere başvurmasına ve bu organlar önünde temsil olunmasına müsaade edilmeksizin sınır dışı edilemez.” (3/2) hükmü yer almaktadır. Hükümden de anlaşıldığı gibi, ülkede iki yıldan daha uzun süre ikamet etmiş olan yabancı hakkında sınır dışı kararı verilmiş ise, milli güvenlik bakımından kesin zorunluluk olması hali istisna olmak üzere, kişiye savunma imkânının tanınması gerektiği kabul edilmektedir. (m.3/2). Ülkede on yıldan fazla oturan kişiler bakımından ek bir sınırlama daha getirilmiştir. Buna göre, on yıldan fazla ikamet etmiş kişilerin yalnızca milli güvenlik nedeni ile sınır dışı edilebileceği, kamu düzeni ve genel ahlak gerekçeleri ile sınır dışı işleminin uygulanabilmesi için, ciddi bir ağırlığının olması gerektiği kabul edilmiştir. (m 3/3)

 

  • Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme

Türkiye’nin 1961 yılında onayladığı Mültecilerin Hukuki durumuna dair Cenevre Sözleşmesinde de sınır dışı işlemlerine ilişkin açık hüküm bulunmaktadır. Bu düzenlemede yer alan hükme göre “Akit Devletler, ülkelerinde muntazam surette bulunan bir mülteciyi ancak milli emniyet veya amme nizamı sebepleri ile sınır dışı ederler.” (m.32). Maddenin devamında, diğer uluslararası metinlerde olduğu gibi mültecinin kendisini savunma imkânına sahip olması gerektiği hükme bağlanmıştır. Sözleşmede, sınır dışı kararının uygulanması bakımından kabul edilen bir kısım sınırlayıcı hükümlere de yer verilmiştir. Buna göre, sınır dışı işlemi, “mülteciyi, ırkı, dini, vatandaşlığı, muayyen bir içtimai zümreye mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayat veya hürriyetinin tehdit edileceği ülkelerin hudutlarından her ne şekilde olursa olsun sınır dışı edilemeyecektir.” (m.33). Elbette bu kurala da milli güvenliğin zorunlu kılması istisnası kabul edilmiştir.

 

Geri Gönderme Merkezinde Sağlanması Gereken Olanaklar Nelerdir?   

  • Geri gönderme merkezinde tutulan yabancı kişilere acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz olarak verilir.
  • Geri gönderme merkezinde tutulan yabancının ailesine, yasal temsilcisine, notere, avukata ulaşma ve bunlar ile görüşme yapabilme,  telefon hizmetine erişme hakkı vardır.
  • Yabancı kişinin vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluk görevlileri ile ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği yetkilileri ile görüşme olanağı sunulur.
  • Çocukların üstün menfaati gözetilerek aileler farklı yerde barındırılabilinir.
  • Çocukların eğitim hayatının aksamaması için Milli Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.
  • Göç alanında uzmanlığı bulunan ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle geri gönderme merkezlerini ziyaret edebilirler.

Geri gönderme merkezinde alıkonulan yabancı kişiler için en kısa zamanda ve bütçe durumuna göre uçak biletleri alınarak ülkelerine gönderilmektedir.